31 Ocak 2016 Pazar

SÜRPRİZSİZ FİNALİN ŞAMPİYONU DJOKOVİC! | Bedri Baykam


Avustralya Açık'ın finalinde Dünya 1 numarası sırp Novak Djokovic, hiç bir sürprize yer bırakmadan Britanyalı Andy Murray'i 3 sette 6/1, 7/5, 7/6 yenerek bu büyük turnuaya 6. Kez adını yazdırmayı başardı. 
Maçtan önce zaten açık konuşmak gerekirse aklımıza gelen tek soru, Murray'in bir set alıp alamayacağı konusuydu. Murray belki biraz daha şanslı olsa hanesine bir seti yazabilirdi. Ama o da olmadı. Djokovic 2,7 milyon kadar Amerikan dolarına denk düşen Avustralya parasına da el koyarak 11. Grand Slam şampiyonluğunu müzesine kaldırdı, böylec d bu sayıyla Bjorn Borg ve Rod Laver'i yakaladı. 
İlk iki oyunda biraz zorlanan Djokovic, maça ağırlığını abartılı şekilde koyarak 5/0 la başladı, ilk seti yarım saatte 6/1 kapadı. Zaten kritik maçlarda sinirli ve dekonsantre bir profil çizmesine alıştığımız Murray , bu setten sonra maça dönmek için bir gayret gösterdi. Setin ortasında Djokovic Murray'in servisini tekrar kıran Djokovic'e hemen karşılık verince oyunlar 5/5 e kadar eşitlikle geldi. Maçın ilk kırılma anlarından biri orada yaşandı ve Murray kendi servisini 40/0 dan kaybedince, iş tie-break'e kalamadan Novak seti 80 dakika sonunda 7/5 le kapadı. 
Son sette, Murray ipin ucunu toptan bıraksa, kimse şaşırmazdı. Çünkü Djokovic'in iki set öndeyken bir maç kaybettiğini görmek için herhalde Güneş'in Batı'dan doğması gerekir! Buna rağmen Murray, beklenilmedik bir şekilde maça asıldı. Hem de giriş oyununda servisini kaybetmesine rağmen. Britanyalı raket 3/2 mağlupken rakibinin servisini kırdi ve sete denge getirdi. 6/6 ya kadar karşılıklı oyunlarla uzayan oyunda, iş tie-break'e kaldı. O noktada iki kez çift hata yapan Murray, bir kaç kez de basit hata yapınca, tie-break'i 7-3 kaybetti. Maç yalnız 3 set sürmesine rağmen neredeyse üç saat sürdü. Final seremonisinde, Djokovic'in santrkorta adını veren Rod Laver'i ve kendisi gibi 6 kez bu ünvanı elde eden Roy Emerson'u hatırlayıp onore etmesi çok güzeldi. Ancak yanı başında duran bir diğer dev isimden, 1971 ve 1972 de Şampiyon olan efsanevi Ken Rosewall'dan sanki söz etmedi, yoksa ben mi kaçırdım, bilemiyorum. Olabilir.
MURRAY NEDEN KAYBETTİ?
Murray'in bu finali kaybetmesinin ardında bir çok neden var. Birincisi 11 yaşından beri her kademede birbirleriyle karşılaşan bu iki ezeli rakip arasındaki son 12 maçın 11'ini Djokovic  kazandı. Ayrıca aralarında burada oynadıkları finallerde de Djokovic'in ezici bir üstünlüğü var. 2013 ve 2015 'de Djokovic'ten bir set almayı başaran Murray, 2011 ve 2016 da aynı ezeli rakibine karşı bunu başaramamış. 2011 de de yine 3 sette Federer'e 3-0 yenilmiş. Yani psikolojik olarak bu maça çok ağır baskı altında mağlup başladı. 5 kez aynı turnuayı finalde kaybetmek ve hiç kazanamamak ağır bir durum. Taktik olarak ise, Murray'in yaptığı bir büyük hata maçın kritik anlarında hep kendini tekrarladı: Top rallide kimi zaman 35-40 gel gite bağlandığında, Murray puanı bitirmek için çok ender olarak kararlı hamleler yaptı. Halbuki Djokovic'i, en iyi olduğu oyunda, yani geride kalarak yenmek şu an için imkansıza yakın. Bu sene Djokovic'i en zor maçta Fransa Açık finalinde yenen İsviçreli Wavrinka, bunu başarmak için ya sürekli fileye geldi ya da Djokovic'i geriden sert backhandleriyle taşırıp kortun dışına atmıştı. Bugünkü maçta bazı backhand servis çevirmeleri dışında Murray hiç bir ani risk almamaya çalıştı ve tam Djokovic'in kendisine karşı oynanmasını istediği oyunu oynadı. Sonuç da tabii kendisini belki teselli edebilecek bir tie break seti uzamasından öteye geçemedi. Yaptığı gereksiz hata sayısı (unforced error) da Djokovic'ten çok yukarıda olan Murray (41-65) maçı kaybetmekten kurtulamadı. Zaten bahane aramada eksper olan Murray, bu sefer de önümüzdeki günlerde doğmak üzere olan çocuğuna aklını taktığını söyleyerek, "artık önümüzdeki maçlara bakacağız" diyebilir!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.